74. Maruf (İyilik, Doğruluk) ile Münker (Kötülük)ün Birbiriyle Karıştırılması-84. Güvenilir İnsanların Azalması


74. Maruf (İyilik, Doğruluk) ile Münker (Kötülük)ün Birbiriyle Karıştırılması

(Peygamber:) "Emr-i bi'l-ma'rufta (iyiliği emretme) bulunmadığınız, nehy-i ani'l-münker (kötülükten men etme) yapmadığınız vakit haliniz ne olur?" diye sordu. "Yani bu olacak mı?" dediler. "Evet, hatta daha beteri!" buyurdular ve sormaya devam ettiler: "Münkeri (kötülüğü) emredip, ma'rufu (iyiliği) yasakladığınız zaman haliniz ne olur?" (Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek): "Ey Allah'ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı?" dediler. "Evet, hatta daha beteri!" buyurdular ve devam ettiler: "Ma'rufu münker , münkeri de ma'ruf addettiğiniz zaman haliniz ne olur?" (Yanındaki Ashab:) "Ey Allah'ın Resûlü! Bu mutlaka olacak mı?" diye sordular. "Evet, olacak!" buyurdular. (Ebu Ya'lâ, Müsned; Taberâni, el-Mu'cemu'l-Evsat; Heysemi, Mecma'u'z-Zevaid, 7, 281)
Hadiste bildirildiği gibi günümüzde din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda doğru ile yanlış tamamen birbirine karıştırılmıştır. İnsanlar doğru olanı yaptıkları, güzel ahlak gösterdikleri için "saf" olarak değerlendirilmekte, kendi çıkarları uğruna başkalarının haklarını çiğneyenler "zeki ve becerikli" insanlar olarak yorumlanmaktadırlar. Kuran ahlakına tamamen zıt olan bu durum günümüzde birçok toplumda kesin bir anlayış olarak yerleşmiştir.

75. Yakınlarının, Kişiyi Kötülüğe Teşvik Etmesi

Kişinin helakı ebeveyninin elinde, o yoksa karısının elinde, o da yoksa akrabasının elinde olacak. Şöyle; onu geçim sıkıntısı yüzünden ayıplayacaklar, takat getiremediği işlere sürecekler, nihayet o dayanamayarak karanlık ve tehlikeli işleri yapacak ve helak olup gidecek. (Ebu Naim; Geleceğin Tarihi 1, s.29)

76. Gerçek Müminlerin Sayıca Çok Az Olması

Peygamberimiz (sav)'in verdiği bir haber de ahir zamanda gerçek müminlerin neredeyse yok denecek kadar az sayıda olmasıdır:
İnsanlara bir zaman gelir ki camilerinde toplanıp namaz kılarlar. Fakat aralarında mümin bulunmaz. (Hakim; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 19)

77. Cami ve Mescitlerin Farklı Amaçlarla Kullanılması

Cami ve mescitlerin sadece yol olarak kullanılan mekanlara dönüşmesinin ahir zamanın işaretlerinden biri olduğu aşağıdaki hadiste haber verilmektedir:
Mescitler namaz kılınmayıp gelip geçilen bir yol haline geldiği… bir zaman gelmedikçe kıyamet kopmaz. (Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 87)
İnsanlar mescitler hususunda öğünmedikçe kıyamet kopmaz. (Ahmet b. Hanbel, Ebu Davud, İbni Mace)

78. Kuran'ı Menfaat İçin Okuyanların Çıkması

Ahir zamanda Kuran'ı Allah'ın rızasını kazanmak için değil de kazanç elde etmek için okuyan insanların da ortaya çıkacağı hadiste şöyle dile getirilmiştir:
Kim Kuran okursa (mükafatını) Allah'tan istesin. Zira son zamanlarda Kuran okuyup (mükafatını) insanlardan isteyen birtakım insanlar türeyecektir. (Tirmizi; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 12)
Alimleriniz, altın ve gümüş paralarınızı almak için okudukları zaman, Kuran'ı ticaret için edindiğiniz zaman kıyamet yaklaşmış demektir. (Kıyamet Alametleri, s.141)
Kuran'ın amacından farklı şekillerde okunması da bir işarettir:
Kuran-ı Kerim'in şarkı söylercesine okunup haz duyulduğu, hatta kişi alim olmadığı halde bu okuyuşundan dolayı itibar gördüğü zaman… (Taberani; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 33)

79. Yıldız Falına İnanılması ve Kaderin Yalanlanması

Müslüman olarak tanınan bazı şahısların yanlış bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları ahir zamanın göstergelerindendir:
Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak… (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)

80. Haccın Allah'ın Rızası Dışında Amaçlarla da Yapılması

Hac ibadetinin yapılış amacının gezmek, ticaret yapmak, gösteriş yapmak veya dilenmek olması ahir zamanın bir diğer belirtisidir:
İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki zenginler tenezzüh (seyahat) için, orta halliler ticaret için, onların kurraları (alimleri) riya ve gösteriş için, fakirleri ise dilenmek için hac ederler. (Ramuz-El Ehadis, 503/8)

81. İnsanların Nefsani Tutkularına Önem Vermeleri

İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, kaygıları kursakları, şerefleri malları, kıbleleri kadınları olacak. Dinleri de altın ve gümüş olacaktır. Bunlar halkın şerlileridir ve Allah yanında onların nasipleri yoktur. (Sülemi; Geleceğin Tarihi 1, s.19)
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kıyamet alametlerinden biri, ...nefsinin arzularına meyletmektir... İnsanlar namazı terk edecekler ve şehvetlerine tabi olacaklardır." (Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar; Beklenen  Mehdi, 3. baskı, s. 146-147)

82. Sosyal Bozulma

"… İnsanların ihtilaf ve içtimai (sosyal) sarsıntılar içinde bulundukları zaman… "(Ramuz-El Ehadis, 7/7)
Günümüz insanlarının karşı karşıya oldukları önemli bir sorun, sosyal yapılardaki bozulmalardır. Toplumsal çöküş değişik şekillerde kendini göstermektedir. Dağılmış aileler, boşanmalardaki artış ve gayrimeşru çocuklar aile kurumundaki tahribatın doğal sonuçlarındandır. Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, endişe ve kaos pek çok insanın hayatını adeta bir kabusa dönüştürmektedir. Manevi boşluk içindeki insanlar bunalımlarına çare ararlarken alkol ve uyuşturucu bataklığına düşmekte veya karanlık yollara girmektedirler. Çözüm yolu kalmadığını düşünen bazıları da intiharı bir kurtuluş zannetmektedirler.
Toplumsal yozlaşmanın en çarpıcı göstergelerinden birisi de yasalara aykırı davranışlardaki büyük artıştır. Suç oranlarındaki artış son derece büyük boyutlara ulaşmıştır. Birleşmiş Milletler Uluslararası Suç Önleme Merkezi'nin hazırladığı "Evrensel Suç ve Adalet Raporu" tüm dünya ülkelerini kapsayan şu genellemeleri içermektedir:
Ortalama olarak, suç oranları 1980'lerde olduğu gibi, 1990'larda da yükselmeye devam etmektedir.
Dünyanın neresi olursa olsun, beş yıllık bir periyotta, büyük şehirlerin sakinlerinin üçte ikisi en az bir kere suç sayılan fiillerin hedefi olmaktadır.
Evrensel olarak ciddi suçlara hedef olma olasılığı (soygun, cinsel suçlar, saldırı) beşte birdir.
Bölge ayrımı olmaksızın, gençler kategorisindeki mülkiyete yönelik suçlar ve şiddet suçlarının her ikisi de ekonomik problemler ile ilgilidir.
Son yıllarda yasa dışı uyuşturucu madde türleri sayıca artmış ve nitelik olarak da çeşitlenmiştir.52
Böyle bir sosyolojik gelişmenin nedenleri Kuran'daki geçmiş toplumların kıssalarında açıkça anlatılmaktadır. Sosyal dejenerasyon ve buna bağlı olarak ortaya çıkan her türlü sorun, insanların Allah'ı ve yaratılış amaçlarını unutmalarının, hak dinden ve manevi değerlerden uzaklaşmalarının kaçınılmaz bir sonucudur.
Toplumsal bozulmanın unsurları aynı zamanda Peygamberimiz (sav)'in on dört yüzyıl önce haber verdiği, günümüzde de bir bir ortaya çıkan gelişmelerdir. Hz. Muhammed (sav) ahir zamanı, "insanların ihtilaf ve içtimai (sosyal) sarsıntılar içinde bulundukları zaman" (Ramuz-El Ehadis, 7/7)olarak tanımlamıştır.

83. Haine İtimat Edilmesi, Doğruların Hain   Sayılması

İnsanlar üzerine aldatıcı seneler gelecek. O senelerde… haine itimat edilecek, doğru kişi hain sayılacak. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 476)
Kötülerin çoğaldıkça çoğalması, yalancıların doğru kabul edilip… kıyamet alametlerindendir. (Beyhaki, İbn-i Neccar; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 107)
Dünyada alçak oğlu alçak kimseler insanların en mutlusu oluncaya kadar kıyamet kopmayacaktır. (Tirmizi, Fiten: 37)
Yalancının doğrulanması, doğrunun yalanlanması kıyamet alametlerindendir. (Kıyamet Alametleri, s.137)
Yalancı, doğru kabul edilecek ve doğru söyleyen ise, tekzib edilecektir. Haine güvenilecek ve güvenilir olana ise, hain muamelesi yapılacaktır... İşte o zaman yalan yaygınlaşacak... (Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s. 146-147)
Kıyametin önü sıra hilekar seneler vardır. O zamanlarda emin adamlara töhmet, haine emniyet edilir. Ve emin susturulur. Yalancıya emin nazarı ile bakılır. (İbni Asakir; Geleceğin Tarihi 1, s. 40)
Ehil olmayanın malik olması, yaramayanın makama getirilmesi, yarayanın saf dışı edilmesi de kıyamet alametlerindendir. (Naim bin Hammad; Geleceğin Tarihi 1, s. 41)
Hadislerden anlaşılmaktadır ki, toplumda kötü insanların çoğalması, güvenilir kabul edilen bazı insanların gerçekte yalancı, yalancı olduğu iddia edilen bazılarının da gerçekte güvenilir kişiler olması ahir zamanın bir özelliğidir.

DİPNOTLAR

52. United Nations Office for Drug Control and Crime Prevention, Global Report on Crime and Justice, 1999, http://www.uncjin.org/Special/GlobalReport. html

84. Güvenilir İnsanların Azalması

Hz. İsa'nın gelişinden önceki dönemde Kuran ahlakına ve kanunlara uygun şekilde elde edilmiş kazanç ile güvenilir insanların az bulunacağı hadiste şöyle belirtilmiştir:
Ahir zamanda ümmetim içerisinde en az bulunacak şey helal para ve kendisine güvenilir arkadaştır. (Suyuti, Camiü's-Sagir, 2/71)
İyi insanlar birer birer gidecek, geriye arpa ve hurmanın yaramazı gibi yaramaz insanlar kalacaktır. (Kıyamet Alametleri, s.137)

85. Emanet Ehli İnsanların Azalması

Kıyamete yakın dönemde emanet ehli insanların azalacağı, insanların kendilerine emanet olarak verilenlere el koyup harcayacakları da hadislerle haber verilmiştir:
Ganimet belirli kişilerin inhısarında (idaresinde) olduğu, emanet ganimet sayıldığı, zekat ağır bir yük kabul edildiği zaman... (Kıyamet Alametleri, s. 114)
Emanetin ganimet, zekatın da (altından zor kalkılacak) bir borç olarak ittihaz (kabul) edilmesi... (Kıyamet Alametleri, s. 139)

İnsanları sözlerini ve vaadlerini bozmuş, emanetleri hafife almış bir halde gördüğün zaman... (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 378, no. 690)

86. Zekatın Terk Edilmesi

O zaman zekat, ceza olarak ve harac da, ganimet olarak zorla alınacaktır. (Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s. 146-147)
Fakirlerin ve ihtiyaç içinde olanların korunup kollanması din ahlakının gereklerinden biridir. Allah iman edenlere, ihtiyaç içinde olanlara sadaka vermeyi, onların ihtiyaçlarını karşılayıp gidermeyi ve onları koruyup gözetmeyi emretmiştir. Din ahlakının yaşandığı toplumlarda, bu ahlakın gereği olan sosyal yardımlaşma yaşandığı için fakirlik sorunu doğal olarak ortadan kalkar. Ahir zamanda ise insanların din ahlakından uzaklaşmalarının neticelerinden biri olarak, zekat ve sadaka vermek neredeyse tamamen ortadan kalkar.

  87. Namaz İbadetinin Terk Edilmesi

Hz. Huzeyfe'nin anlattığına göre, Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Ey Huzeyfe! O günde onlar Ridde (dinden çıkmak) üzere olacaklardır... namaz da kılmayacaklardır." (Ukayli, En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal)
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kıyamet alametlerinden biri, namazın terk edilmesidir... İşte o zaman ya Selman! Dinsizliğin en fenası ve günahların en kötüsü meydana gelecektir. İnsanlar namazı terk edecekler ve şehvetlerine tabi olacaklardır. Eğer siz onlara erişirseniz, namazlarınızı vaktinde kılınız." (Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s. 146-147)
İnsanlar öyle bir zamanla karşı karşıya kalacaklar ki, namaz terk edilecek, yapılar uzanacak, yemin ve lanetleşmeler çok olacak, rüşvet ve zina alabildiğine yayılacak, ahiret dünyaya değişilecek.... (Kıyamet Alametleri, s.157)

88. Yalancı Şahitlik ve İftiranın Yaygınlaşması

Gerçek şahitliğin gizlenmesi, yalancı şahitliğin ve iftiranın ise yaygınlaşması önemli kıyamet alametlerinden biridir. Aslında bu durum, insanların din ahlakından uzaklaşmalarının neticelerindendir. Din ahlakı insanların koşullar ne olursa olsun dürüst olmalarını, kendi aleyhlerine bile olsa adil davranmalarını gerektirmektedir. Din ahlakından uzak, ahirette sorguya çekileceğinin bilincinde olmayan insanlar ise, menfaatleri gerektirdiğinde kolayca yalan söyleyebilir, bir başkası hakkında yalancı şahitlikte bulunabilirler. Böyle kişilerin sayısının artması ise, Hz. İsa'nın gelmesinden önceki dönemin özelliklerindendir:
Kıyametten hemen önce… yalancı şahitlik yaygınlaşır, hakka şahitlik ise gizlenir. (Ramuz-El Ehadis, 1/121)
İftiranın yaygınlaşması kıyamet alametlerindendir. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 450)

89. Ehil Olmayan Kişilere Sorumluluk Verilmesi

Sorumluluğun işin ehli olmayanlara verilmesinin sonuçları da aşağıdaki hadiste şöyle vurgulanmaktadır:
İş ehil olmayana verilince, artık kıyameti bekle! (Zebidi, Tecridi Sarih, 12/201)

90. Üstünlüğün Takvada Değil Zenginlikte Aranması

Toplumdaki tek üstünlük kriterinin zenginlik olması ve insanlara zenginliklerine bağlı olarak saygı gösterilmesi de kıyamet alameti olarak bildirilmiştir: 
Zengine itibar edilip kendinden daha üstün kişiler ona ayağa kalktıklarında ve ona selam verdiklerinde… kıyamet yaklaşmış demektir. (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480-481)
Kıyamet alametlerinden biri, ...mal sahibine (malından dolayı) ta'zim (hürmet) etmektir. (Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar; Beklenen Mehdi, 3. baskı, s. 146-147)

91. İnsani İlişkilerin Bozulması

İnsanlar arasındaki sosyal ilişkilerin bozulmasının da bir işaret olduğu hadislerdeki tasvirlerden anlaşılmaktadır:
Kişinin yalnız tanıdıklarına selam vermesi… kıyamet alametlerindendir. (Ramuz-El Ehadis, 121/4)
Kalpler birbirine yabancı olmadan, sözler birbirinden ayrılmadan, ana baba bir, kardeşler farklı dinlerden olmadan kıyamet kopmaz. (Deylemi; Geleceğin Tarihi 1, s.32)
Selam halka değil de özel insanlara verilinceye… kadar kıyamet kopmaz. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 470)
Akraba ile bağları kesmek ve kötü komşuluk kıyamet alametlerindendir. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 11/90, Hadis no: 6872)

92. Hayvanlara İnsanlardan Çok Değer Veren Kişiler

Kıyamet yaklaşınca kişi köpek yavrusu yetiştirecek. Bu işi kendi öz çocuğunu yetiştirmekten ona daha iyi gelecek. (Taberani, Hakim)
Hayvanları sevmek, Allah'ın onlarda yarattığı güzelliklere karşı hayranlık ve şefkat duymak elbette güzel bir özelliktir. Ancak Peygamberimiz (sav)'in yukarıdaki hadiste haber verdiği olay, ahir zamanda insan sevgisinin unutulup yerini hayvan sevgisinin almasıdır. Elbette bu son derece çarpık bir bakış açısıdır.

93. Ailevi İlişkilerin Bozulması

Aile, akraba ve komşuluk ilişkilerinin bozulması, fertler arasındaki sosyal ve manevi değerlerin kaybolması bu dönemin başka bir özelliğidir:
Kişinin annesine isyan etmesi, babasına sıkıntı vermesi… (Tirmizi, Fiten: 38)
Kıyametten hemen önce… akraba ile ilişkiler kesilir. (Ramuz-El Ehadis, 448/7)
Kıyamet alametleri, birbirlerine çirkin sözler söylemek, akraba ile alakayı kesmek, emin kişiyi hain saymak, haine güvenmek (den ibarettir)." (Kıyamet Alametleri, s. 136-137)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder